Vigor ön incelemesi

tarafından
36
Vigor ön incelemesi

Nintendo Switch konsolunda pek sıklıkla rastlamadığımız bir oyun türüne yeni bir örnek geliyor. Vigor isimli yapım, açık dünya temalı bir aksiyon ve hayatta kalma oyunu olarak Nintendo Switch için geliştirilmeye devam ediyor. 2018 senesinden itibaren Xbox One konsolunun kullanıcılarına ücretsiz olarak sunulan bu video oyunu ilk kez farklı bir platform için çıkışını gerçekleştirecek. Bahsi geçen yapım için bir kapalı beta süreci gerçekleştirildi. Bizler de bu sürece katılarak bazı deneyimler edindik ve bu deneyimleri sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Vigor

Vigor oyunuyla güzel bir Norveç turuna çıkıyoruz

Açık söylemek gerekirse Vigor isimli yapım için benzerine
daha önce rastlanmamış bir video oyunu tanımlaması yapılamaz. Popüler olan pek
çok yapımın izlerini taşıyan bu video oyununda bir kıyamet sonrası senaryosu
işleniyor. 1991 yılında geçen oyunda, uzun yıllar süren bir nükleer sava
sonrasının Norveç’inde yaşam mücadelesi veriyoruz. Amacımız hayatta kalmak ve
bu yolda ihtiyaç duyacağımız eşyaları toplamak oluyor.

Bu arada, oyunun türünün hayatta kalma ve aksiyon odaklı
olduğunu söylemiştim fakat bu yapımda Battle Royale oyunlarından izler de yer
alıyor. Hayatta kalma temalı oyunlarda, genel anlamda oyunun açık dünyasına
çıkar ve bazı parçaları bir araya getirmeye, hayatımızı devam ettirmek için ihtiyacımız
olan unsurları toparlamaya çalışırız. Bu süreçte güvenli bölgeler bulur ve yolumuza
devam ederiz genellikle.

Vigor isimli yapımın temelindeyse; bir bölgeye ulaşıyor,
buradaki terk edilmiş bir eve yerleşiyor ve çevrim içi deneyimler yaşayarak eşyalar
toplamaya çalışıyoruz. Evimizi geliştirme imkanımız bulunuyor. Bu geliştirme
sistemi şematik olarak adım adım ilerliyor. Ayrıca, topladığımız parçalardan
üretim yapma gibi yeteneklerimiz de var fakat oyunun asıl aksiyon diye tabir
edeceğimiz kısımlarını çevrim içi alanlarda görüyoruz.

Bahsettiğim çevrim içi kısımlara, yine evimizin içerisinde yer
alan bir birimden giriliyor. Bu birime geldiğimizde Outlands olarak
adlandırılan bölgelere geçiş yapabiliyoruz. Buralarda, 8 ile 12 oyuncudan
oluşan müsabakalar gerçekleşiyor. Aslında, tam olarak bunlara müsabaka da demek
istemiyorum. Amacımız, hayatta kalarak toplayabildiğimiz kadar eşyayı toplamak
oluyor. Öldüğümüz veya öldürüldüğümüz takdirde bu eşyaları evimize
götüremiyoruz.

Bir düşmanı biz öldürürsek de onun eşyalarını alarak
yolumuza devam edebiliyoruz. Tabii, Outlands tarafında öyle kafamıza göre gezilecek
bir alan sunulmuyor bizlere. Radyasyon yayılımları var ve hem diğer düşmanlara
karşı hayatta kalmamız gerekiyor, hem de radyasyona maruz kalmadan geri
dönebilme amacıyla hareket ediyoruz. Tüm unsurlara dikkat ederek, farklı
bölümler halinde sunulan bu çevrim içi alanları başarıyla tamamlamak için uğraş
veriyoruz.  

Vigor

Karakter özelleştirme seçenekleri fena değil

Outlands bölümleri, tahmin edebileceğiniz gibi Vigor oyununun esas oyun alanını oluşturuyor. Bu arada, bahsettiğim bölümlerde bir düşman tarafından öldürülürsek veya radyasyon zehirlenmesi yaşarsak bile belirli bir ilerleme kaydedebiliyoruz. Bir diğer deyişle, Outlands bölümlerinden kazanılan deneyim puanları sayesinde, sezon sisteminde ilerleyebiliyoruz. Bu ilerleme neticesinde, pek çok video oyununda gördüğümüz gibi bize çeşitli ödüller sunuluyor.

Sezon sisteminin ilerleyişi iki koldan sürdürülüyor. Yine
pek çok benzer yapımdan hatırlanacağı üzere Battle Pass satın alanlar için
fazladan ödüller sunuluyor. Battle Pass sahibi olmayan oyuncuların da ödüller
kazanabiliyorlar. Kazanılan ödüllerin arasında; ganimet kutuları, kıyafetler, silah
kaplamaları ve çeşitli hazır silahlar bulunabiliyor. Kazanımlar hem sığınak
olan evimizde hem de oyunun diğer alanlarında kullanılabiliyor.

Battle Pass demişken Premium Battle Pass içeriğinin 900 Crowns birimiyle satın alınabildiğini söylemeden geçmeyeyim. Vigor oyununda, biriktirilen para birimleri anlamında da 3 tane ayrı birim yer alıyor. Bunlardan bir tanesi, gerçek parayla satın alınabilen Crowns birimi olurken, diğer iki tanesi materyaller ve yemekler olarak geçiyor ve oyunun bünyesinde kazanılabiliyor. Bu birimler, çeşitli üretim ve özelleştirme alanlarında kullanılabiliyor.

Karakter oluşturma kısmında detaylı seçeneklerle
karşılaşmadığımı söylemem gerekiyor. Oyunun başında yalnızca karakterimizin
yüzünü seçiyor ve oyuna giriş yapıyoruz. Oyunun devamındaysa karakterimize dair
bazı özelleştirmeler yapmamıza izin veriliyor. Karakter özelleştirme
bölümlerinin arasında; dış giysi, başlık, eldivenler, sırt çantası ve oyunun
başında tercih ettiğimiz yüz ve karakterin modeli değiştirilebiliyor.

Ayrıca, silahlara ve çeşitli eşyalara dair özelleştirmeler
yapılabiliyor. Oyundaki silah çeşitliliği göz ününde bulundurulduğunda
özelleştirme seçeneklerinin kısmen yeterli olduğunu söyleyebiliyorum. Bu arada,
oyunculara ait ifadelerin alınabildiğini ve özelleştirilebildiğini sözlerime
eklemeden geçmeyeyim. Tüm bu unsurları, oyunun içerisinden ve sezon
ilerleyişinde kazandığımız hediyeler vasıtasıyla elde edebiliyoruz.

Vigor

Grafiklerin kalitesi yerine oyun performansı tercih ediliyor

Vigor oyununun Nintendo Switch sürümünde oyunun genel grafiklerinden
ziyade performansın ön plana çıkartıldığı görülüyor. Deneyimlediğim kapalı beta
sürümünden sonra bir değişikliğe gidilir mi bilmiyorum ama oyunun grafikleri,
çözünürlük oranları düşürülerek sunulmuş durumda. Bu optimizasyon sistemiyle,
açık dünya teması sunulurken performans kaybının oluşturulmaması amaçlanmış
gibi bir izlenim edindim.

Nintendo markasının oyun konsollarını uzun süredir
kullananlar için bu durum fazla şaşırtıcı olmayacaktır zannımca. Nintendo DS ve
Nintendo 3DS gibi oyun konsollarında, bizzat Nintendo tarafından kullanılan bu
yöntem sayesinde, oyunları belirli noktalarında düşük çözünürlüklü grafikler bulunurken,
akıcı bir oynanışın sunulmasına önem verilmişti. Nintendo Switch ile bu
zorunluluğun kısmen de olsa önüne geçildiğini görüyorduk ama Vigor oyunu resmen
eski günleri hatırlatıyor.

Belirttiğim gibi bu yapımın tam sürümünde, grafiklere dair
bazı iyileştirmelere gidildiğini görebiliriz fakat şu anki haliyle çevrede koca
koca piksellerden oluşan manzaraları izlemek durumunda kalıyoruz. Öte yandan,
düşük çözünürlüklü çizimlere kullanılmasına karşın oyunun pek çok yerinde aydınlatma
efektlerinin ve kaplamaların yer alması da dikkat çekiyor. Grafiklerin
çözünürlük kısmından ödün verilirken, grafik detaylarına özen gösterilmesi
farklı bir izlenim edindiriyor.

Grafikleri anlatmaya çalışırken sanırım bu oyunun genel
performansına da değinmiş oldum. Yine de performans anlamında, açık dünyaya
çıkılmasına, etrafta geniş arazilerin bulunmasına karşın gayet akıcı bir
oynanışla karşılaştığımı bir daha söyleyebilirim. Eğer oyunun atmosferine
kendinizi kaptırırsanız ve gerektiği kadar odaklanırsanız, grafikler konusunda
fazla sıkıntı yaşamayabilirsiniz.

Özellikle, Nintendo Switch konsolunu elde oynamayı tercih
eden oyuncular için oluşan sorunun bir kademe daha azalabileceğini
söyleyebilirim. Tüm bunlarla birlikte, uzun süredir bu adar büyük piksellerle
karşılaştığım bir yapımı görmediğimi sözlerime ilave etmek isterim. Kısaca,
karşımızda görsel zenginlik barındırmasına karşın çözünürlük değerlerinden çalınarak
optimize edilen bir video oyunu duruyor.

Vigor

Vigor, Nintendo Switch konsolunda daha fazla ilgi çekebilir

Okumakta olduğunuz ön inceleme yazısının başında bu yapımın yalnızca
Xbox One konsolunun kullanıcıları tarafından oynanabildiğini söylemiştim. Bu
oyunun Xbox One tarafında ne kadar popüler olduğunu bilemiyorum ama Nintendo
Switch kullanıcıları için daha ilgi çekici bir yapı barındırdığını rahatlıkla
söyleyebilirim. Oyun türünün etkisi burada etkili olacaktır.

Şöyle ki, yine bu yazının başından beri söylediğim üzere
Vigor oyununa benzer yapımlara Nintendo Switch konsolunda sıklıkla
rastlamıyoruz. Bu oyun; PC, PlayStation 4, Xbox One gibi platformların sahiplerinin
dikkatini fazlasıyla çekmeyebilir ama Nintendo Switch tarafı için durum farklı
olacaktır. Bu konsolda, hayatta kalma ve aksiyon türünde, kendine göre farklı
unsurlar barındıran yapımlara hasret kalan kullanıcılar olacaktır.

Performans konusunda sıkıntısı olmamasına karşın bu yapımın
tam sürümünde grafiklere dair bazı iyileştirmeler yapılırsa daha iyi sonuçların
alınabileceği fikrindeyim. Bu arada, deneyimlediğim oyunun kapalı beta
sürecinde olmasından ötürü sunuculardaki oyuncu sayısı sınırlıydı. Sınırlı
oyuncuya rağmen, Outlands bölümlerine tek oyuncu olarak bağlanırken uzun süreli
beklemeler yaşamadım.

Öte yandan, ikili takımlar halinde bu oyunu oynamak için
uzun süreli bir bekleme süresiyle karşılaştım. Tahminimce, tam sürümle birlikte
ücretsiz olarak yayımlanacak olan bu oyunda benzer bekleme süreleri
yaşanmayacaktır. Tüm bunlarla birlikte, bu yapımdaki sezon sistemini de oyunun
eğlencesine katkı sağlayan bir unsur olarak gördüğümü söylemeden geçmeyeyim.

Özetle, Nintendo Switch kullanıcılarının fazla seçenek bulamadığı bir yapım geliyor. Bu yapımın ücretsiz olması nedeniyle pek çok Nintendo Switch kullanıcısı bu oyunu deneyimleyecektir. Oyunun sezon içerikleri ve kapalı betasında aktif olmayan oyun türleri, bu oyunun ilerleyen zamanlardaki popülerliğini etkileyecek en önemli unsurlar olacaktır. Gerçek neticeleri ise bu yapımın Nintendo Switch için çıkacak olan tam sürümünde bekleyip göreceğiz.  

Bir önceki yazımız olan Fallout 76: Wastelanders incelemesi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.