The Wonderful 101: Remastered incelemesi

tarafından
16
The Wonderful 101: Remastered incelemesi

PlatinumGames ve Nintendo, 2013 senesinde oyuncuların karşısına The Wonderful 101 oyunu ile çıkmıştı. Temelinde bir aksiyon ve macera oyunu olan bu yapıt, aslında oyuncuların gözünde başarılı bir yapıttı. Yalnız Nintendo, satış rakamlarına baktığı zaman bu oyunu başarısız olarak görmüştü ve markayı unutmuştu. PlatinumGames ise dağıtımcı bir şirket olmaya çalıştığı şu dönemlerde, bahsi geçen video oyununu The Wonderful 101: Remastered adı ile geri getirdi ve oyunculara aynı deneyimi tekrar yaşattı.

Yalnız, Remaster projesine geçmeden önce The Wonderful 101 oyununa bir değinmek istiyorum. Bu oyun, orijinal olarak sadece Nintendo Wii U için çıkmıştı ve muhtemelen benim gibi siz de orijinal oyunu oynamamış olabilirsiniz. Yalnız bu oyun hakkında hep olumlu yorumlar gördüğüm için merak ettim ve The Wonderful 101: Remastered oyununu PC üzerinden satın aldım; Remaster projesi PC ile birlikte modern konsollarda da yer alıyor. Bu yüzden de öncelikle oyunun temeline bir göz atmayı uygun görüyorum.

The Wonderful 101: Remastered oyununda farklı farklı kostümlere sahip olan tam 100 adet kahraman bulunuyor. Bu süper kahramanların adı Wonderful Ones ve onların amacı da gezegenimizi korumak. Gezegenimiz ise tabii ki Dünya. Oyunun başında ise tabii ki bir uzaylı tarafı olan Geathjerk Federation, gezegenimize saldırıyor ve bahsi geçen 100 kahraman da hemen göreve çağrılıyor. Yalnız, oyunun adında 101 yazıyor, neden oyunda 100 kahraman var? Bunun sebebi, 101. kişinin direkt olarak biz olmamız.

Wonderful Ones, bizimle birlikte savaştığı zaman farklı yapıları ortaya çıkartabiliyoruz ve bunlarla uzaylılara saldırabiliyoruz. Mesela, bir kılıç oluşturup, bu şekilde düşmanları pataklayabiliyoruz. Aynı zamanda bu yapılarla farklı çevre tehlikelerinin ve engellerinin üstesinden de gelebiliyorsunuz. Bu arada, 100 kahramanın da hep birlikte olmadığını düşünebilirsiniz ama yanılıyorsunuz. Oyun boyunca bu yüz kahramanı da grubunuza katmaya çalışıyorsunuz ve en sonda, 101 kişi olarak, bir ordu gibi savaşıyorsunuz.

PlatinumGames
Bu oyunu oynamaya çalışırken, ekranınız gerçekten de bu kadar dolu olabiliyor ve en başlarda ne olduğunu anlamayabiliyorsunuz.

The Wonderful 101: Remastered ile kendinizi absürt bir deneyime hazırlayınız

The Wonderful 101: Remastered için hazırladığım bu inceleme yazımın başında 101 kişilik bir ordudan, gezegenimizi istila etmeye çalışan uzaylılardan ve fantastik yeteneklerden bahsettik. Yalnız tüm bu bahsetmelerden sonra düşünmeyin ki bu oyun kendisini çok ciddiye alıyor; tam tersine, karşımıza absürt türde bir video oyunu bulunuyor. Ayrıca oyunun kendisi de çoğu zaman oldukça hızlı ilerliyor, özellikle savaş anlarında kendisini bir Hack & Slash oyunu oynuyor gibi hissedebiliyorsunuz. Tabii oyun, öyle değil.

Eğer savaş sırasında dikkatli olmazsanız, kahramanlarınız ölmeye başlıyor ve sayı azaldıkça, üretebileceğiniz ögelerin sayısı da azalıyor. Mesela, dev gibi bir kilidi açabilmek için, dev gibi bir anahtar olması gerekiyor. Eğer yeteri kadar kahramanınız yoksa, anahtarı yapamayabiliyorsunuz. Aynı şekilde saldırı için gerekli ögeleri de yapamamaya başlıyorsunuz fakat oyun genel anlamda sizi hiçbir zaman köşeye sıkıştırmıyor. Peki, tüm bunlar nasıl yapılıyor oyunun içinde? İşte asıl sorun, burada başlıyor.

The Wonderful 101: Remastered oyununda 100 kahramanı kontrol etmek için; anahtarlar, silahlar, kutular, merdivenler filan yapmak için bilgisayarda fareyi, konsollarda da sağ analog tuşunu kullanmanız gerekiyor. İşte bu noktada da oyunun kontrollerinin ve alakalı olarak kullanıcı arayüzünün berbat tasarımı karşınıza çıkıyor. Oyunun kontrolleri gerçekten çok başarısız ve kesinlikle oynanış sırasında hiçbir zevk vermiyor. Kullanıcı arayüzü ise yaşını çok belli ediyor ve gerçekten bakması çok tatsız bir sahne oluşturuyor.

Tüm bunların üzerine ek olarak oyunun kamerası da size pek yardımcı olamıyor. Bu kamera, tamamen sabit bir yapıya sahip ve zaman zaman haritaya hem yakınlaşıyor, hem de uzaklaşıyor. Bu noktada, mantıklı zamanlarda yakınlaşmaların filan yapıldığını düşünebilirsiniz ama hayır; oyunun kamerası sanki tamamen kendisine ait bir zekaya sahip ve kafasına göre kamera açısını değiştiriyor. Yani, temel her ne kadar ilgi çekici olsa bile kullanıcı arayüzü, kontroller ve kamera kötü olunca, bu oyunu oynamak da zor oluyor.

The Wonderful 101: Remastered
The Wonderful 101: Remastered oyununda girebileceğiniz bolca görev, yapabileceğiniz bolca aktivite bulunuyor.

Bu oyuna zaman harcamaya değer mi?

The Wonderful 101: Remastered, adından da anlayabileceğiniz üzere bir Remake projesi değil. Kendisi basit bir Remaster projesi ve bu yüzden de sunum konusunda beklentileri minimuma indirmek gerekiyor. Öncelikle, bu oyunun görselliği her ne kadar elden geçirilmiş olsa bile kendisi hala yedi yaşında bir oyun gibi hissettiriyor. Sadece genel görsellik değil, oyunun efektleri ve performansı da bu durumu oldukça etkiliyor. Sesler ve müzikler hakkında ise olumlu bir şey söylemek, benim için oldukça güç şu an.

Sunum başarısız olsa bile, temel oynanış bana oldukça zevkli geldi. Evet, daha önce de dediğim gibi kamera açısı filan temel deneyimi çok olumsuz etkiliyor ama oyun, normal bir şekilde işlediği zaman sizi gerçekten eğlendirebiliyor. Eğer bu oyunu ilk defa oynuyorsanız, muhtemelen temel oyun çok ilginizi çekecektir; günümüzde bu oyuna benzeyen çok fazla yapıt bulunmuyor ama aynı zamanda da işin içinde nostalji olmadan, bu oyunun problemlerine çok dayanabileceğinizi düşünmüyorum ne yazık ki efendim.

Çizim yapabilme özgürlüğü, oyunun absürt yapısı, eğlenceli anları, sunduğu deneyim kısmen başarılı olsa bile ben bu oyunun satış konusunda pek bir başarı yakalayabileceğini sanmıyorum. Evet, PlatinumGames ekibini kendi ayakları üstünde görmek çok güzel bir şey ama böyle bir maceranın The Wonderful 101: Remastered yerine daha güçlü bir oyun ile başlamasını tercih ederdim. Belli ki PlatinumGames, orijinal oyunun başarısını koruyarak, satış tarafında da bir şeyler elde etmeye çalışmış ama sonuç, sadece hüsran.

İnceleme yazımı yazdığım sırada oyunun PC tarafındaki fiyatını göremiyorum. Bu yüzden net bir öneri yapamayacağım ama yine de her ne olursa olsun, bu oyunu sadece nostalji yaşamak için indirim döneminde satın almanızı önerebilirim. Eğer bu oyunun orijinal sürümünü oynamadıysanız, muhtemelen benim gibi memnun olmayacaksınız oyundan. Fakat orijinal oyunu oynamış ve şu anda da özleyen oyuncular için en azından işin içinde bir nostalji keyfi yer alabilir. Bu keyfi yaşamak isteyebilirsiniz.

Bir önceki yazımız olan ASUS ROG Strix Impact II incelemesi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.