SnowRunner incelemesi

tarafından
98

SnowRunner incelemesi

Death Stranding oyununda yeteri kadar taşımacılık yaptığınızı düşünüyorsanız, senelerce Euro Truck Simulator 2 veya American Truck Simulator oyunlarını oynamanın yeteceğini düşünüyorsanız ve tabii ki Spintires ile MudRunner oyunlarını ustalaşana kadar oynamanın sizi kurtaracağını düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz; 28 Nisan 2020 tarihinde PC, PlayStation 4 ve Xbox One için SnowRunner oyunu çıkışını gerçekleştirdi. Spintires ve MudRunner oyunlarının devamı olan SnowRunner, yine bizlere taşımacılığın zorlu yüzünü gösteriyor.

Bu seriye ait tüm oyunlardaki amaç, oldukça gerçekçi ve zorlu fizikler ile yine aynı şekilde oldukça gerçekçi ve zorlu arazilerde kamyon, dört çeker veya TIR kullanmaktı. Aracımızı bataklığa batırmadan, takla attırmadan, dikkatli bir şekilde varış noktasına ulaşmamız gerekiyor. Tabii oyun, burada 1-2 cümle yazmak kadar kolay değildi; kesinlikle sabır ve yetenek istiyordu. SnowRunner ise aynı temeli içerisinde taşıyor ama hiç olmadığı kadar gerçekçi, adeta bir yeni nesil oyunu gibi hayatımıza giriyor. Ayrıca bu oyunda kar ve buz da yer alıyor.

SnowRunner, zaten adından da anlayabileceğiniz üzere kar ve buz temalı bir oyun ama bu temayı oyunun içerisinde hemen hissedemiyorsunuz. Oyun, kar ve buz ile sizi daha sonra tanıştırıyor. İşte o tanışma anına kadar kendinizi sanki MudRunner oyununu oynuyormuş gibi hissediyorsunuz; çevre detayları ve tasarımları birbirine gerçekten çok benziyor. Bu benzerliği özellikle oyunun ilk saatlerinde yaşıyorsunuz. Bu saatler içerisinde ayrıca oyunun eğitim ve öğretim bölümü ile de baş başa kalıyorsunuz; oyunu öğrenmeniz bekleniyor sizden.

Ben daha önce Spintires oyununu oynamamıştım ve MudRunner oyununa da şöyle bir bakmıştım. Bu yüzden de aslında serinin temeline yüzde yüz bir oranla hakim olduğumu söyleyemem. SnowRunner oyununun öğretici bölümü ise oldukça basit ama etkili bir şekilde oyunu size anlatmayı başarıyor. Yani, daha önce bu seriye ait hiçbir oyunu oynamadıysanız bile bu oyunun öğretici bölümünden sonra temeli anlamamış olmanız neredeyse imkansız. Tabii ki öğretim bölümü tam olarak kusursuz değil ama yine de bölümün başarısının hakkını vermek gerekiyor.

SnowRunner

SnowRunner ile en zorlu yolculuğunuza hazırlanın

SnowRunner oyununun daha önce Death Stranding temalı bir tanıtım videosu yayımlanmıştı. Ben aslında bu tanıtım videosunda köprü yapımını gördüğüm zaman videoya özel bir şey olduğunu düşünmüştüm ama yanılmışım. Bu video oyununda taşıdığınız yüklerle köprüler yapabiliyorsunuz. Bu köprüler sayesinde hem yeni harita bölgeleri açabiliyorsunuz, hem de halihazırda gidebildiğiniz bölgelere aslında daha kolay rotalar oluşturmuş oluyorsunuz. Yani, Death Stranding oyununda olduğu gibi bu oyunda da oldukça önemli köprü yapmak.

Tabii bu oyunda sadece Death Stranding değil, Assassin’s Creed ve Far Cry tarzı havalar da bulunuyor. Mesela, oyundaki haritanın bir bölgesini tam olarak görebilmek için ve hızlı seyahat noktaları oluşturabilmek için gözcü kulelerini keşfetmeniz gerekiyor. O gözcü kuleleri zaman zaman kolayca ulaşılabilecek yerlerde oluyor, zaman zaman da çok uğraşmanız gerekiyor. Uğraşmanız da gerekiyor; SnowRunner oyununun olayı bu. Ayrıca bu oyundaki temel içerik de görevler, yani A noktasından B noktasına birbirinden farklı yük taşımak.

SnowRunner oyununda birçok farklı araç, birçok farklı yük ve birçok farklı görev bulunuyor. Bu oyunda ustalaşabilmek için de kullandığınız araçları çok iyi tanıyor olmanız gerekiyor. Aracınızın nerede, ne yapabileceğini bilmeniz gerekiyor. Aynı zamanda taşıdığınız yükleri de tanımanız gerekiyor ki yükünüz yüzünden bayır aşağı yuvarlanmayın veya düz yolda takla atmayın. Tabii oyunda sadece yük taşımıyorsunuz. Bazen, bir yerlere sıkışmış olan araçları da çekiciniz ile kurtarmanız gerekiyor ki bu sayede yeni araçların sahibi olabiliyorsunuz.

Tabii ki doğadan araç toplamak, yeni araç sahibi olabilmek için yapabileceğiniz tek şey değil. SnowRunner oyununda görev yaptıkça para kazanıyorsunuz ve bu paralar ile araç satın alabiliyorsunuz. Yalnız, oyunda aynı zamanda araç modifiyesi bulunuyor ve bu sistem oldukça önemli. Bu yüzden de kazandığınız paraları modifiyeye yatırıp, yeni araçları da doğadan almanızı öneriyorum. Tabii oyunun ilerleyen noktalarında çok paraya sahip olursanız da keyfinize göre satın alımlar gerçekleştirmeyi unutmayınız. Sonuçta, ilerlemek değil, eğlenmek önemli.

SnowRunner

Ulaşabileceğiniz her sonuç olumlu değil

Daha önce de dediğim gibi SnowRunner oyununda zorlu arazi şartları ile boğuşmanız gerekiyor. Altınızdaki araç, kusursuz değil ve bu yüzden de bataklık ve benzer çevre şartları sizin sonunuzu getirebiliyor. Bu noktada da aracınızı iyi tanıyıp, doğru sistemleri aktifleştirip, doğru vitesleri ayarlayıp, doğru oranda gaz vermeniz gerekiyor ki saplandığınız yerden çıkın. Eğer yanlış kararlar verirseniz iyice içinden çıkılmaz bir durumun içerisine girebiliyorsunuz ve bu sefer de başka bir araç alıp, kendi aracınızı çekmeniz gerekiyor kaldığınız yerden.

SnowRunner oyununda eğitici bölüm bittikten bir süre sonra Alaska bölgesine gidiyorsunuz ve burada da tabii ki kar ve buz ile tanışıyorsunuz. MudRunner oyunundaki sistemlere göre ve SnowRunner oyununun da öğretici bölümünde tanıştığınız sistemlere göre çok daha farklı bir yapı sunuyor kar ve buz. Mesela, karın içinde sıkışıp, kalabiliyorsunuz ve buz da tahmin edebildiğiniz gibi kaymanızı sağlıyor. Bu yüzden karın içinde giderken hiç durmamaya dikkat etmek, buzda da çok yavaş ve dikkatli gitmek gerekiyor. Aksi taktirde sonunuz fena olabilir.

SnowRunner oyunu sadece çevreyi gerçekçi yapmıyor, aracınızı da gerçekçi bir hale getiriyor. Mesela, oyunda benzine dikkat etmeniz gerekiyor. Gaza ne kadar yüklenirseniz, o kadar benzininiz gidiyor. Aynı şekilde lastik hasarları sürüşünüzü etkileyebiliyor. Eğer çok derin sulara girerseniz, motorunuzu çalışmaz hale getirebiliyorsunuz ve oyunda çok daha fazla benzer öge bulunuyor. Yani, sadece çevre ile değil aynı zamanda kendi aracınız ile de zaman zaman boğuşmanız gerekiyor bu video oyununda. Tabii bunlar hep eğlence.

Tabii SnowRunner oyununda sadece Alaska bulunmuyor. Oyunun içerisinde Alaska da dahil olmak üzere toplamda 3 adet harita bulunuyor. Bu haritalardan iki tanesi Birleşik Devletler bölgesinde, diğeri ise Rusya içerisinde. Bu haritaların içi her ne kadar ölü olsa da çok güzel görünüyorlar. Yani, vahşi hayvan veya insan yaşamı harita hiç yok ve bu yüzden de gittiğiniz her yer ölü görünüyor. Yine de bu ölülük, tasarımın genel güzelliği ile hemen unutulabiliyor. Özellikle de Alaska haritasına eğer kış mevsimini seviyorsanız kesinlikle hayran kalacaksınız.

SnowRunner

SnowRunner, ihtiyacınız olan her şeyi veriyor mu?

Ben genelde bu tip video oyunlarını oynamam ama genel anlamda yarış oyunlarından hoşlanırım. Bu yüzden de aslında oyunda en çok ilgimi çeken şey araç kütüphanesi oldu. SnowRunner oyununda hem bulabileceğiniz, hem de satın alabileceğiniz birçok farklı araç bulunuyor ve bu araçların neredeyse tamamı da oldukça gerçekçi ve kaliteli bir şekilde hazırlanmış. Zaten araçların lisansı da bulunduğu için ayrı bir keyif alıyorsunuz onları kullanırken. Ayrıca bu sayede koleksiyon yapmayı seven oyunculara da ekstra içerik çıkmış oluyor.

SnowRunner oyununda çoklu oyunculu bir mod da bulunuyor ki eğer arkadaşlarınız varsa bu oyunu oynayan, çoklu oyunculu mod sayesinde her şey daha eğlenceli bir hal alabiliyor. Bu oyun öyle çok yüksek bütçeli bir yapıt değil ve genelde de bu tip düşük bütçeli oyunlarda çoklu oyuncu modları ana oyuna entegre edilemiyor. Onun yerine ayrı bir mod oluşturuluyor ve meydan okuma temelli görevler yapılabiliyor. Fakat SnowRunner oyununda bu geçerli değil ve temel açık dünyadaki her şeyi, toplamda 4 kişiye kadar yapabiliyorsunuz ve bu oyuna büyük bir eğlence katıyor.

Yalnız böyle bir oyunda en önemli olan şey bence kontrollerdir. SnowRunner oyununu PlayStation 4 Pro konsolumda, DualShock 4 ile oynadım ve kontrol konusunda herhangi bir sıkıntı yaşamadım. Zaman zaman kontrolcünün bana oyundaki hissi veremediğini fark ettim ama onun haricinde buton kombinasyonları ve genel kontroller üzerinde hiçbir problem yoktu. Bu sırada, oyunun grafiklerinin ve efektlerinin çok güzel olduğunu, sadece çamur efektlerinin filan çok saçma göründüğünü belirtmek istiyorum ve performansa geçiyorum.

En büyük hayal kırıklığı ne yazık ki performans kısmında geliyor. SnowRunner, ne yazık ki tüm konsollarda 30 FPS olarak çalışıyor ve bu gerçekten önemli bir problem. Tabii ki günümüz konsollarının gücü bu oyunu 60 FPS değerinde çalıştırmaya yetmiyor olabilir ama yine de 2020 senesinde, böyle bir video oyununu 60 FPS değerinde beni oynayamamak üzdü. Ayrıca, oyunun 30 FPS değerindeki performansı da her zaman stabil değildi. Ben, 4K bir televizyonda oynadığım için oyunun 4K modu aktifti ve belki de bu yüzden, performans sorunu yaşadım efendim.

SnowRunner

Bu oyunu oynamalı mıyız?

SnowRunner, performansı görmezden gelecek olursak çok başarılı bir oyun. Yalnız konu konsollar olduğu zaman 30 FPS, bu oyunun tüm başarısını söndürmeye yetiyor. Evet, oyunu arkadaşlarla oynamak eğlenceli, görsellik gayet güzel, oynanış çok derin ve sizi sarabiliyor ama bunların tamamında performans da devreye girdiği için tam olarak zevk alamıyorsunuz. Ayrıca oyunun açık dünyası ölü olduğu için zaman zaman çok sıkıcı bir hal da alabiliyor oyun. Malum, yavaş ve dikkatli hareket etmeniz gerektiği için aksiyon yoksa, çok eksiye gidiyor oyun.

Yani, durumu özetlemek gerekirse eğer bu oyunu 60 FPS değerlerinde açabilecek olan bir bilgisayara sahipseniz, türe de ilginiz varsa kesinlikle oynamanız gereken bir yapıt SnowRunner. Eğer konsol tarafındaysanız ve 60 FPS değerindeki video oyunlarından hoşlanıyorsanız, belki bu oyunu indirimde filan satın almak isteyebilirsiniz. Eğer 30 FPS ve zaman zaman düşen bu performans sizin için problem değilse, SnowRunner şu anda sizi bekliyor. Performanstan çok bahsettim ama temel oyunun kesinlikle başarılı olduğunu tekrarlamak isterim efendim.

Bir önceki yazımız olan PlayerUnknown’s Battlegrounds – Survivor Pass: Cold Front incelemesi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.