Resident Evil 3 İnceleme!

tarafından
41
Resident Evil 3 İnceleme!

Sene 1997… Evdeyim, ışıklar kapalı, sadece televizyondan gelen ışıkla aydınlanıyorum. Spencer Malikanesini çözmeye çalışıyorum, oradan oraya gidiyorum, ve bir koridora geliyorum… Koridor oldukça temiz ve sessiz, kendimi güvende hissedip koridorun sonuna doğru koşmaya başlıyorum ve bir anda camdan içeriye zombi köpekler giriyor! Gamepad bir yana, ben bir yana dağılıyoruz. Kendime geldiğimde oyunu çıkartıp kendimi sakinleştirmek için Crash Bandicoot açıyorum, sevimli bir şeylere ihtiyacım var acilen. Resident Evil ile ilgili en net anılarımdan biri bu… Evet, belki oyunda ilk zombi ile karşılaştığımız an oldukça ikonik ama şu anlattığım sahne kadar korktuğum çok az an hatırlıyorum. Ama korkumu yenip oyunu bitirdikten sonra Resident Evil serisine fanatizm noktasında bağlandım, ona eminim. Fakat Resident Evil 3 inceleme sırasında bu fanatizmi olabildiğinde geri plana atmaya çalışacağıma emin olabilirsiniz.

Geçmişe Bakalım…

Resident Evil 3: Nemesis 1999 yılında ilk olarak PSOne için piyasaya sürüldü ve sonrasında PC ve çeşitli diğer konsollar içinde yayınlandı. Oyun başta Resident Evil 3 olarak bile düşünülmemişti (asıl 3 olarak planlanan oyun Code Veronica idi) ama Capcom’un Sony ile arasındaki anlaşma sebebiyle oyuna “3” etiketi yapıştırıldı ve oyun piyasaya sürüldü. Resident Evil 2’ye göre çok daha az bütçe ve geliştirme zamanına sahip oyun (1 yıl süre ve Resident Evil 2’nin yarısı kadar bir bütçe) yine de satış rakamları ve kalitesi ile hem Resident Evil sevenleri hem de Capcom’u oldukça mutlu etmişti (Capcom’un o zamana kadar en yüksek kar getiren oyunudur Resident Evil 3.) Biraz aksiyona yönelmiş, oyun süresini kısaltmış olsa bile gerçekten iyi bir oyundur kendisi. Peki ben bunları neden anlatıyorum. Çünkü orijinal oyunun bu geliştirme süreci ile Remake’in geliştirme süreci neredeyse paralel. O zaman, hadi Remake’e ve Resident Evil 3 inceleme kısmına geçelim!

Resident Evil 2 Remake Capcom’un yeniden yükseliş döneminde ortaya çıkmış muhteşem bir oyundu. Orijinal oyunun güzel olan öğelerini, üçüncü kişi kamerası ve modern oyun dinamikleri içine kusursuz bir şekilde oturtmayı başarmıştı Capcom. Oyunun başarısı üzerine Resident Evil 3 Remake’in yapılması an meselesiydi, fakat o an biraz erken olmuş gibi…

Erken diyorum çünkü oyunun ciddi eksikleri var, ama kötü haberleri vermeden önce sanırım iyi kısımlarla başlamak daha keyifli olacaktır.

Resident Evil 3 İnceleme: Başlangıçta Her Şey Güzel Görünüyordu…

İlk göze çarpan kısımla başlayalım, oyun muhteşem görünüyor. RE Engine’ın yetenekleri hali hazırda kanıtlanmış olsa da RE3, RE2’ye göre çok daha başarılı grafikler sunuyor, özellikle karakter modellemelerinde. Oyun bütün konsollarda 60 kare saniye hedefliyor, ama bunda yeterince başarılı olamıyor ne yazık ki. Teknik kısımlarla ilgili detaylı bilgiler için size Digital Foundry’nin teknik inceleme videosunu öneriyorum. Kendileri bu konuda oldukça detaylı videolar yapıyorlar ve çoğu zaman platform seçimlerim için videolarını baz alıyorum. Keza bu videoları sayesinde oyunun en stabil olduğu PS4 Pro platformunu tercih ettim.

Oyunun başarılı olduğu diğer kısımlara gelirsek, oyunun aksiyon dozu yüksek, çatışmalar keyif veriyor, ara videolar ve hikaye işlenişi başarılı. Carlos ve Jill’in yeni tasarımları oldukça hoşuma gitti. Özellikle Resident Evil 5’deki Jill Valentine rezaletinden sonra. Seslendirmeler oldukça başarılı ve müzikler atmosferi yansıtmayı oldukça iyi başarıyor.

Bu noktada şunu belirtmek istiyorum; eğer oyun Resident Evil 3’ün yeniden yapımı olmasaydı ve kendi halinde bir 3. Şahıs aksiyon oyunu olsaydı yazının devamında da övgülerime devam eder, çok az eksiden bahseder konuyu kapatırdım ama ne yazık ki oyunun geçmişini bir kenara koyarak bu incelemeyi yapmak imkansız. O yüzden oyunu gömme sezonunu ufaktan açmanın vakti geldi…

Resident Evil 3 İnceleme: Fakat Raccoon City’de İşler Göründüğü Gibi Değildi…

Oyundaki en büyük eksiyle başlayalım ki Remake için oyunun isminden adının silinmiş olmasından da anlayacağımız üzere, Nemesis’i büyük harcamışlar. Resident Evil 2’deki MR X’i hatırlıyor musunuz? Sürekli ayak sesini duyduğunuz, nereden çıkacağı belli olmayan MR X muhteşem bir oynanış mekaniğiydi. Hatta RE2 ekibi MR X’i, Nemesis’e benzetmek istediklerini söylemişlerdi ki başarılı da oldular. Fakat her ne hikmetse Nemesis kendi oyununda hiçbir şeye benzememeyi başarmış.

Öncelikle Nemesis ile alakalı en ufak bir stres yaşamanıza gerek yok çünkü Nemesis’in neredeyse her gelişi size bir ara sahne ile gösteriliyor, sanırım sadece iki kere Nemesis hiç beklemediğim bir anda duvarı delip peşime düştü oyun boyunca. Bunun dışında Nemesis size sadece Raccoon City kısımlarında bir tehdit oluşturuyor, onun dışında kendisini pek göremiyoruz; yani oyunun sadece çeyreğinde kendisi sizi kovalıyor, sonrasında sadece boss görevi görüp geçiyor.

Oldu ki Nemesis peşinizde, eski oyunu oynayanlar hatırlar, nereye gideceğimizi bilemezdik kaçmak için. Şimdi durum biraz daha farklı, analog kolu ileri yönüne ittirip koşuyorsunuz, sonra bir ara sahne giriyor, Nemesis gidiyor. Bu kadar… Ne gerginlik, ne korku, ne de stres…

Oyuna adını veren ve Resident Evil dünyasının en ikonik karakterlerinden biri olan Nemesis’in bu kadar basitleşmesi hoş olmamış.

Temposu Tuhaf…

Gelelim diğer eksiye. Oyun gereğinden fazla lineer ve aksiyon. Burada orijinal RE3’ünde aksiyon ağırlıklı olduğu akla geliyor ama RE3 aksiyonun yanında size bolca bulmaca, oyunun gidişatı değiştirecek karar anları gibi seçeneklerde sunuyordu, oyunun temposunu güzel değiştiriyordu. Remake bunların hepsini adeta bir rock star’ın otel odasından televizyonunu atması edasıyla pencereden atıyor, aksiyon amfisini 11’e köklüyor, sonrasında kısma ihtiyacı da duymuyor. Oyunun temposunun düştüğü tek bir an yok. Nightmare dışındaki zorluk seviyelerinde adeta bir cephanelik gibi geziyorsunuz. Standart zorluk seviyesinde o kadar çok cephanem vardı ki kayıt odasındaki eşya dolabım av malzemeleri dükkanı gibiydi. Üzerimde fazlasıyla olduğundan cephaneleri eşya dolabına koymaya başladım.

Gördüğünüz gibi şu iki eksi ile oyunun Survival kısmını çöpe attık (Nightmare zorluğu dışında.) Peki Horror kısımları ne durumda? Gelin oraya da bakalım.

Horror Yok…

Uzun uzun yazmanın bir anlamı gerçekten yok, çünkü aksiyon Horror’ı da yemiş. O kadar çok cephane ve ekipmanınız var ki hiçbir şeyden gerilmedim bile, oradan şu çıkarsa ne yaparım, bu çıkarsa bittim gerginliği olmadı. Üzerime gelen her şeyin yeterince ateş edince öldüğünü farkettiğim an Horror kısmını da kaybettim…

Bunun dışında RE3 Remake ilginç bir şekilde orijinal oyunda olan pek çok şeyi de oyundan çıkartmaya karar vermiş. Mesela tercih anları. Orijinal oyunda bu tercih anlarında hızlıca karar vermeniz gerekiyordu ve bu kararlara göre oyunun gidişatı bir miktar değişiyordu. Sırf bu kararlar nedeniyle orijinal oyunu bir kaç kere oynamıştım arka arkaya. Remake için neden böyle bir tercih yapıldığını anlamak güç.

Aynı şekilde oyundan bir kaç ikonik bölüm ve boss çıkartılmış. Orijinal oyunda yer alan Fabrika ve Saat Kulesi bölümleri sizlere ömür ne yazık ki… Bunun dışında Gravedigger boss dövüşü de baltayı yemiş. Baltayı yiyenler bununla da sınırlı değil Mercenaries modu da sizlere ömür. Mercenaries’in eksikliği Resistance ile kapatılmaya çalışmış ama ne yazık ki aynı boşluğu doldurmuyorlar. Bir de garip bir şekilde aynı grafik motorunu kullanmalarına rağmen RE2 Remake’de olan ve zombilerin vurulduklarında uzuvlarının kopmalarını sağlayan sistem sizlere ömür. Bu sanırım en anlam veremediğim eskilerinden biri oyunun.

Az Pişmiş Nemesis

Gelelim oyunun süresinde. Standart Mode’da oyunu 4.5 saatte, bütün silahları ve geliştirmeleri toplayarak ve etrafı gezerek bitirdim. Hardcore Mode ise fazladan 1 saat daha koydu üzerine. Oyunun en yüksek zorluğu olan Inferno’da da bu sürenin 6.5 saatten yukarıda olacağını zannetmiyorum. Yani oyunun süresi oldukça kısa.

Son olarak oyunda irili ufaklı teknik buglar mevcut. Bir kaç kere zombilerin duvardan geçtiğine şahit oldum, bir kere de oyunu kapatıp açana kadar Jill’in karakter modeli biraz (!) bozuldu durup dururken.

Yazının başında da dediğim gibi, çok bariz şekilde RE3 Remake, RE2’ye göre üzerinde daha az çalışılmış, tahminen daha düşük bütçeye sahip bir oyun ve bu sebepten dolayı da oyun tam pişmeden ocaktan alınıp masaya konmuş hissiyatı veriyor. Keşke oyun 2021’e kalsaydı da biraz daha iyi bir iş çıksaydı ortaya. Evet oyun hala bir Resident Evil 6 gevşekliğinde değil ama muhteşem Resident Evil 2 Remake’den sonra, Resident Evil severlerin hakettiği Remake de bu değil ne yazık ki… Oyun iyi bir aksiyon oyunu ama ne yazık ki iyi bir Resident Evil 3 değil…

Bakalım şimdi sıra Code Veronica’da, umarım Capcom Resident Evil 3’deki hatalarından ders alıp Code Veronica’da eski kalite standartlarına geri döner.

Bir önceki yazımız olan Persona 5 Royal incelemesi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.