MMO Tarihi #2 – Piyasa Büyüyor

tarafından
21
MMO Tarihi #2 – Piyasa Büyüyor

MMO oyunların tarihine serinin ikinci yazısı ile devam ediyoruz. Başında saatler harcadığımız günümüz MMO larının hangi köklerden geldiğini incelediğimiz ‘’MMO Tarihi’’ isimli serimizin ikinci bölümü ile karşınızdayım. Hatırlarsanız ilk bölümde Ultima Online’da kalmıştık.Tarihin tozlu raflarına bir kez daha göz gezdirebilirler. Ultima Online ile başlayıp World of Warcraft’ın çıkışına kadar devam edecek olan macera başlasın o zaman…

1981 yılında ilk Multi-User Dungeon oyun çıktığında belki de hiç kimse bu türün gelecekte devasa oyuncu sayılarına ulaşabileceğini ve MMO’nun büyük bir pazar haline geleceğini aklının ucundan bile geçirmiyordu. Bu büyüme sürecine kuşkusuz ki en büyük yardım Ultima serisinden gelmişti. Richard Garriot tarafından tasarlanan Ultima adlı oyun, toplamda 50,000 den fazla kopya satmıştı. Ultima isimli oyun, 1997 yılında bir MMO’ya dönüşmeden önce tam 8 devam oyunu ve birçok spin-off u ile kendine büyük bir kitle edinmeyi başarmıştı.

Kabul etmeliyiz ki Ultima serisi aynı isimde bir MMO için oldukça iyi bir taban oluşturmuştu. Oyunda bulunan çok sayıda ırk, sınıf, silah, kamp yeri ve bazı özel içerikler, Ultima’nın birçok kişi tarafından aynı anda oynanabilmesine müthiş bir zemin hazırlıyordu. Önceleri amaç sadece arkadaşın ile düz bir labirentte ilerlemek olan multi oyunlara çok farklı bir gözle bakan Richard Garriot, bütün birikimlerini kullanarak gerçek MMORPG yapmayı başarmıştı: Ultima Online

Ultima sistemden sisteme port ediliyor ve dünyada çığ gibi büyüyordu. Oyun tam 7 farklı platformda 9 birbirinden bağımsız devam oyununa sahipti. Fakat bir oyunu tek başına oynamak ile binlerce kişi ile beraber oynamak arasında dağlar kadar fark vardır. Ne yazık ki 1997 yılında evlerde bulunan internet bağlantısı insanlara Ultima Online’ı sorunsuz oynatamıyordu. Gamespot sitesinin, Ultima Online incelemesi yaparken yazdığı şu sözler sanırım durumu özetliyor;

‘’Ultima Online yalnızca internet ile çalışan bir oyun fakat internetin doğası ne yazık ki bu kadar büyük bir yükü kaldıramaz. Oyunda yaşanan inanılmaz gecikme problemleri de bunu kanıtlıyor zaten. Sunucuların yoğun olduğu 18:00 – 00:00 saatleri arasında karakterinizi yürütmek dahi neredeyse imkansız, en fazla iki adım atıp duruyorsunuz. Çantanızda bulunan eşyaları karakterinize taşımak, basit görevleri yapmak hatta NPC ler ile konuşmak dahi imkansız hale geliyor. Bu da tabii ki oyun zevkinizi bir kabusa çeviriyor.’’

Her ne kadar Gamespot oyun hakkında bu kadar olumsuz da konuşmuş olsa insanlar Ultima Online’ın başında saatlerini harcamaya devam ediyordu. 2000 yılında Ultima Online tam tamına 200,000 kayıtlı kullacıya sahipti bu sayı ile oyun her ne kadar rekorlar kırmayacak olsa da adını ‘’İlk büyük MMORPG’’ olarak yaldızlı harflerle yazdıracaktı.

Guild Wars serisinin yapımcısı olan NCSoft’da yeni oluşan bu pazardan faydalanmak isteyen firmalardan bir tanesiydi. 1998 yılında Lineage isimli oyunla MMO piyasasına giriş yapan bu küçük firmanın ilk hedefi Koreli oyuncuların dikkatini çekmek olsa da Amerika kıtasına da önem vermeyi ihmal etmiyorlardı. Ultima Online’dan sonra büyük bir başarı yakalayan Lineage birçok oyuncu tarafından ‘’ansiklopedi gibi oyun’’ olarak tanımlanmaktadır. 29 Haziran 2011 tarihinde sunucuları kapanan oyun için, birçok oyuncu tarafından yas tutulmuştur.

World of Warcraft piyasaya çıkmadan aylar önce Lineage zaten yaklaşık 5 yıldır üstünde oturduğu tahtını kaybetmişti. Lineage 2 piyasaya çıktığında da doğal olarak, Blizzard tarafından resmen sollandı. 2001 yılında, Lineage’in baş geliştiricilerinden Jake Song, IGN ile yaptığı görüşmede, Kore piyasasının neden “Online” yapımlara çok daha odaklandığından ve bu türün nasıl evrimleştiği hakkındaki düşüncelerinden bahsetti. Okuyalım bakalım ne demiş;

‘’Kore pazarı yaklaşık olarak dünyanın diğer bölgeleri ve Amerika pazarı ile aynı zamanda oluştu. Örneğin; Nexus: The Kingdom of Winds 1996 yılından daha önceleri de ticari bir oyun haline gelmişti. Koreli oyuncuların oluşturduğu büyük oyun odaları sayesinde de bu pazar çok büyüdü. Oyuncuların birçoğu bu oyun odaları sayesinde internete erişebilse de evinde internet bağlantısı olan kitle de çok hızlı büyüyor. İnsanlar eskiden evinde internet olsa dahi daha hızlı internet için oyun odalarına gidiyorlardı. Fakat şu an Kore’de internet abonelikleri ABD’dekinden çok daha iyi durumda diyebilirim. 90’ların başında oyun yapmak için para toplamak ve yetenekli insanlar bulmak tabii ki zor oldu. Bu işi kimse ciddi bir şey olarak görmüyordu. Lineage ve Nexus’un yakaladığı başarının ardından, birçok şirket MMO pazarına atıldı ve burası artık bir endüstri haline geliyor. Şu an ticari olarak piyasaya sürülmüş ve açık betada olan yaklaşık 10 oyun bulunmakta. Ben geçen gün gazete 100’e yakın oyunun geliştirilmekte olduğunu okudum. Bu korkunç bir rakam.’’

Lineage ile aynı başarıyı yakalayan devam oyunundan da bahsetmek istiyorum biraz. Lineage II de bu yıllarda başarıyı yakalayan bir başka oyundu. Tıpkı ilk Lineage gibi ansiklopedi tadında olan oyun ne yazık ki ABD ve Avrupa’da istenilen başarıyı gösteremedi. Lineage II genel olarak gerçek para karşılığı silah alınabilmesi gibi özellikleri yüzünden oyun basını tarafından ancak ortalama ve ortalama altı puanlar alabilmişti. O yıllarda ‘’Ben para ile silah alıp canavar kesmem’’ diyip oyuna düşük puan veren sitelerin olduğunu hatırlıyorum. Her şeye rağmen Lineage II, 2005 yılında 2 milyondan fazla kayıtlı kullanıcıya sahip bir MMORPG idi.
Piyasanın oluşmaya başladığı yıllarda parlayan bir başka oyun olan Everquest, birçok oyuncu tarafından MMO kelimesi ile eş anlamlı bir hale gelmişti. 1999 yılında Gamespot tarafından ‘’Game of the Year’’ ödülüne layık görülen yapım, Sony’nin şu an MMO pazarında olmasının en büyük öncüsü durumundadır. Everquest ve Lineage arasında içerik olarak pek fark olmasa da hedeflenen bölge olarak büyük bir fark mevcuttu. Lineage daha çok Kore tarafını hedef alırken, Everquest batıda çok daha başarılı olmuştu. Basının da desteğini arkasına alan Everquest piyasayı domine etmeye başlıyordu.

İlk MMO olarak görülen Merridian 59 ve grafik olarak daha taze olan Everquest arasındaki fark 3 yıl içerisinde gözle görülür hale gelmişti. Bundan sonra çıkacak oyunlar da bu ayrıma dikkat edecek ve insanlara tasarımsal bir şeyler sunmak için birbirleriyle yarışacaklardı. PlayStation 2’nin çıkmaya hazırlandığı bu yıllarda tabii ki konsol oyunculuğu bir süre MMO’ların önüne geçecekti. Fakat ilerleyen teknoloji sayesinde oyun yapımcıları daha korkusuzdu ve artık insanların evlerinde ki internet bağlantısına güvenip, daha iyi oyunlar geliştirmek istiyorlardı.

MMO piyasına güvenen birçok yapımcı bazı firmalardan isim hakları satın almaya başladı. Star Wars Galaxies, Middle Earth Online, The Sims, Myst, Magic: The Gathering, Final Fantasy gibi bazı seriler için MMO türünde oyunlar yapılacağı kulaktan kulağa dolaşıyordu. Bunlardan birçoğu asılsız çıksa da bu serilerin bazıları günümüzde MMO haline gelmiş durumda…

Aşırı yüksek aylık ücretler ve internet masrafları yüzünden yavaş gelişen bir tür olan MMO, birçok yapımcı tarafından artık büyük bir getiri olarak görülmeye başlanmıştı. 1996-2004 yıllarının kısa bir özeti olan bu yazının da böylece sonuna gelmiş oluyoruz. Konsolların daha ön planda olduğu ve MMO sektörünün yerinde sayacağını iddia edenlerin çoğaldı bu yıllarda piyasaya büyük bir oyun geliyordu. O oyun çıktığı tarihten sonsuza dek MMO sektörünü değiştiren tarihi bir olay olarak görülecekti.

Bir önceki yazımız olan Oyun Dünyasının İkonik Karakterleri #3 başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.