Dead by Daylight Mobile incelemesi

tarafından
39
Dead by Daylight Mobile incelemesi

PC ve oyun konsollarındaki beğenilen yapımları, son zamanlarda mobil tarafında daha fazla görmeye başladık. Yakın zamanda Dead by Daylight Mobile de mobil platformlara geçiş yapan önemli yapımlardan bir tanesi oldu. Ücretsiz olarak sunulan bu oyunun iOS işletim sisteminde deneyimleyerek sizlerle görüşlerimi paylaşacağım. Bakalım bu oyun, PC ve oyun konsollarına sunduğu atmosferi, mobil platformlara yansıtabilmiş mi?

Dead by Daylight

Dead by Daylight Mobile ile korku ceplere giriyor

Uzun süredir PC ve oyun konsollarında hatırı sayılır bir hayran kitlesi edinen Dead by Daylight, çoklu oyunculu bir korku ve aksiyon oyunu. Bu yapımın mobil sürümü de PC ve konsol sürümlerinin yolundan giderek aynı yapıyı bizlere sunuyor. Nedir bu aynı yapı diye merak eden okurlarımız varsa hemen yanıtlayalım. Dead by Daylight oyununda karşımızda, 1 korkutucu katil ve 4 masum insandan oluşan bir yapı çıkartılıyor.

Bu yapımdaki her bir karakter gerçek oyuncular tarafından çevrim içi olarak yönetiliyor. Toplamda da 5 kişinin bulunduğu çevrim içi müsabakaların içerisinde kendimizi buluyoruz. Korkutucu katil olarak oynuyorsanız amacınız, diğer dört kişi kaçış yoluna ulaşmadan önce onları yakalayabilmek ve ortadan kaldırmak oluyor. Eğer kaçan takımdansanız da benzer şekilde katil tarafından öldürülmeden o bölgeden çıkmış olmak için mücadele ediyorsunuz.

Dead by Daylight Mobile oyununda, her bir taraf yalnızca kaçarak ya da kovalayarak vaktini harcamıyor. Bu yapımda kaçışı gerçekleştirmek adına jeneratörleri çalıştırmak ve kapıları açabilmek adına hareket etmek gerekiyor. Tabii, her bir jeneratörün çalışması da zaman alıyor ve katil tarafından bu eylemler fark edilebiliyor. Kaçan takımın üyelerinin birbirleriyle iletişim halinde oynamalarında büyük fayda olacaktır.

Stratejik olarak hareket edilmediği takdirde ve bir takım duygusuna sahip olunmadığı hallerde, katil tarafının güçlü olduğunu söyleyebiliriz. Doğru adımları uygulayan bir takım ise katili yavaşlatacak ve kaçış yoluna ulaşacak yolu el birliğiyle bulacaktır. Bu uğurda uğraşan insanların; birbirlerine sağlık anlamında yardım ettiklerini, belir işlemleri el birliğiyle daha çabuk yapabildiklerini, birbirlerini yeniden yaşama döndürmek adına hareket edebildiklerini de söylemeden geçmeyeyim.

Katil için de pek çok kullanılabilir unsurlar bulunuyor. Bunlar, çeşitli tuzaklar, hareketler olarak göze çarpıyor. Uzun lafın kısası, Dead by Daylight ile klasik bir korku filminin içerisine hızlı bir giriş yapabiliyor, bu filmi en yakından deneyimlemiş oluyoruz. Bahsi geçen yapımı daha önce oynamış olan okurlarımızın, oldukça benzer yapının bu oyunun mobil sürümünde sunulduğunu bilmesinde fayda görüyorum.

Dead by Daylight Mobile

Mobil sürüm ile diğer sürümlerin arasındaki farklar neler?

Şöyle bir baktığımda, incelemesini gerçekleştirdiğim oyunun mobil sürümü ile PC ve konsol sürümleri arasında yapısal anlamda farklılıkların olduğunu söyleyemiyorum. Zaten gayet basit bir yapıya sahip olan Dead by Daylight, akıllı telefonlara ve tabletlere arada fark bırakmayacağı düzeyde aktarılmış gibi görünüyor. Bu mobil sürümde de çeşitliliği olmayan bir yapımla karşı karşıyayız. Yani ya kaçan ya da kovalayan taraf olarak varlığımızı sürdürmeye çalışıyoruz.

Bu arada, bahsi geçen yapımın PC ve konsol sürümlerinde bulunan görsel unsurların ve modların mobil sürüme de aktarıldığını belirtmek isterim. Korku filmlerinin en tanınan karakterlerini, Dead by Daylight Mobile oyununda da kullanabiliyoruz ama gerçek parayla bunları satın almamız gerekiyor. Mobil ile diğer platformlardaki sürümlerin arasındaki en büyük fark da zaten burada ortaya çıkıyor. İncelemekte olduğum yapımın mobil sürümü tamamen ücretsiz olarak indirilebiliyor.

Bununla birlikte, alınmak istenen pek çok görsel unsur için gerçek paranın ödenmesi isteniyor. Görsel unsurlar demişken, bu yapımda yer alan; Michael Myers, SAW, Amanda Young, Ghost Face gibi ünlü kötü karakterleri bu oyundaki katil olarak kullanabildiğimizi söylemeden geçmeyeyim. Belirttiğim gibi PC ve konsol sürümlerinde karşılaştığımız detayların tamamını, bu yapımın mobil sürümünde de bulabiliyoruz.

Yalnız, detaylar demişken bu detayların görsel unsurlarla sınırlı olduğunu unutmamak gerekiyor. Oynanış anlamında temelde farklılıklar yer almıyor. Tabii, bu yapımın akıllı telefonlar ve tabletlerde oynanması için dokunmatik bir kontrol sistemi mevcut. Oyunda yapılan her hamleyi, dokunmatik ekran vasıtasıyla gerçekleştiriyoruz. Bu durum, oyunun geneline fazla olumsuz etkilemese de bazen tutarsızlıkların oluştuğunu söylemeliyim.

PC sürümünde boşluk tuşuna aniden basmamızın gerektiği anlarda dokunmatik yüzeyi kullanmak çok rahatsız edici olmasa da katil tarafından yakalanıldığı anlarda hızlıca tuşlara basılması gereken kısımlarda bazı aksaklıklarla karşılaşılabiliyor. Ayrıca, bu yapımın kontrolcüleri desteklememesini de bir eksiklik olarak görebiliriz. Genelindeyse, dokunmatik ekranla bu yapımı oynamanın açıkçası PC kadar akıcı olmadığını söylemem gerekiyor.

Dead by Daylight Mobile

Grafikler ve FPS oranları gayet iyi

PC ve oyun konsollarındaki bir yapım mobil platformlar için çıkışını gerçekleştirdiğinde görsel anlamda bazı düşüşlerin yaşanması beklenir. Hali hazırda Dead by Daylight oyununun zaten muhteşem grafiklere sahip olduğunu söyleyemezdik. Korkutucu unsurlarını ön plana çıkartan bu yapımın atmosferinin başarılı olduğunu görsek de görsel anlamda hayranlık bırakıcı bir etkiyi bu oyunda göremiyorduk.

Dead by Daylight Mobile oyunuyla da benzer atmosfer etkisi devam ederken, grafiklerin biraz daha detaydan uzak şekilde sunulduğunu gördüm. Özellikle kaplamalar ve detaylar konusunda bir hayli kalite düşüşüne gidilmiş durumda. Bu durumun, bahsi geçen yapımı akıllı telefonlarından deneyimleyen oyuncular için büyük sıkıntılar oluşturmayacağını düşünüyorum. Oyunun korkutucu atmosferi başarıyla yansıtıldığında, görsel anlamda pek bir eksiklik kalmıyor.

Bu arada, incelemekte olduğum yapımın FPS oranları bakımından başarılı sonuçlar sunduğunu söylemek isterim. Oyunda 30 FPS ve 60 FPS olarak seçim yapılabiliyor. Oynanış sırasında bu FPS oranlarının gayet istikrarlı bir biçimde sunulduğunu da söyleyebilirim. Grafiklerin düşürülmesine karşın oyunun akıcılık açısından gayet başarılı olduğunu belirtmem gerekiyor. Bir diğer deyişle bu yapımı oynarken oyunun hızına dair sıkıntılarla karşılaşacağınızı pek zannetmiyorum.

Genel anlamda bu yapımın mobil sürümünü oynamak ile diğer sürümlerini oynamak arasında uçurum düzeyinde farklılıklar bulunmuyor. Yalnız, akıllı telefonunuzun veya tabletinizin sabit diskinde yeteli boşluk olduğundan emin olmadan bu yapımı indirip oynamanızı önermiyorum. Oyunun uzunca bir yükleme süresi bulunuyor ve bir hayli geniş yer kaplıyor. Ayrıca, oyunu yükledikten sonra 2 GB boyutunu geçen bir güncelleme geliyor.

Hem oyun geniş yer kapladığı için hem de güncellemenin boyutunun gayet yüksek olması nedeniyle bu yapımı neredeyse her açışımda sorun yaşadım. Oyunu bir kere oynadıktan sonra ertesi gün deneyimlemek istediğimde genellikle oyun açılmadı. Gelen uyarıda, sabit diskimde yeterli yer olmadığı söyleniyordu ama her güncellemenin de yüksek boyutlarda tutulmasını pek tutarlı bulamadım.

Dead by Daylight Mobile

Dead by Daylight Mobile, oynanmasa olur mu?

İnceleme yazısının üst kısımlarında da anlattığım gibi karşımızdaki mobil oyunun PC ve oyun konsolları sürümünden eksiklikleri pek bulunmuyor. Zaten kısıtlı olan bir oyun yapısını, mobil platformlarda da aynen görebiliyoruz. Oynanış kısmında fazla eksiklikler bulunmuyor ama bana bu oyunu uzun süre oynar mısın diye sorarsanız yanıtım hayır olacaktır.

Bunun birinci nedeni, bahsi geçen yapımın genel itibariyle çeşitlilikten yoksun bir oyun olması. Kaçan ya da kovalayan bir taraf olarak, kasvetli bir ortamda bu düzeni sağlamak bana pek cazip gelmiyor. Bununla birlikte bu yapımın öncelikle PC oyuncuları tarafından sevilmesiyle mobil tarafta aynı etkiyi vermeyebilir. Öte yandan oyunun ücretsiz olarak sunulmasından ötürü, dileyenler diledikleri gibi indirip bu yapımı deneyimleyebilir.

Benzer şekilde, inceleme yazısında da ifade ettiğim gibi oyunun neredeyse her açılışında güncelleme istemesi ve bu güncellemelerin oldukça büyük alan kaplaması da teknik anlamda sıkıntılara yol açıyor. Açıkçası ben her açtığımda türlü sıkıntılarla karşılaştığım bir yapımı akıllı telefonumda tutmak istemem. Bu yapımı PC üzerinden deneyimleyen ve beğenen kişilerin de PC tarafında deneyimlerini sürdüreceklerini düşünüyorum.

Bir önceki yazımız olan PlayerUnknown’s Battlegrounds – Survivor Pass: Cold Front incelemesi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.