Call of Duty Advanced Warfare İnceleme

tarafından
13
Call of Duty Advanced Warfare İnceleme

Call of Duty Advanced Warfare seriyi yeniden hayata döndürmek için büyük yollar kat etmiş. Yepyeni yapımcı takımıyla 2054’ün Amerika’sının süper güçlü savaşçılarının canlandırılması, Call of Duty serisinin 21. Yüzyıla Modern Warfare ile geldiğinden beri en harika yapılandırılmasına önderlik ediyor. Advanced Warfare sevdiğimiz koşuşturmalı aksiyon dolu halinden hiçbir şey eksik etmeksizin, adının verdiği namı kullanarak hareketliliğin ve esnekliğin gücü ile şu ana kadar oynadığımız Call of Duty’ler arasında en akıcı ve odaklanılan oyun rütbesini kazanmış diyebiliriz.

Advanced Warfare’in singleplayer tema ve konuları aslında şu an gündemde de bahsedilen haberlere dayalı. Tüm dünyayı yok edebilecek silahlar, adam akıllı işlemeyen Amerikan meclisi, büyüyen gizli örgütler ve Amerika’nın müdahaleciliği. Bunlar elbette Call of Duty’nin bildiğimiz abartısıyla sunulmakta ama içinde sıkça gündemde olan konuların geçmesi insanı ürkütmüyor değil.

Troy Baker, Mitchell adlı karakter olarak oyunda yer alırken, Kevin Spacey ise Atlas Corporation’ın başkanı Jonathan Irons rolüyle karşımızda. Mitchell inanılmaz tehlikeli ve başındakine itaatkar. Irons da hepimizin bayıldığı karizmatik ve kendinden emin kötü karakter. Bu ikisi ve diğer karakterlerin animasyonu ve yüz çizimleri filmin bir parçasıymış gibi hissettiriyor oyuncuyu. Öyle bir detay var ki, sadece karakterin yüz ifadesine bakarak kötü haberin geldiğini anlayabiliyoruz.

Elbette bütün bu detaylar PS3 ve Xbox 360 da yok. Işıklandırma ve yüzeyler daha düz. Bu platformda oynayanlar benim yazdıklarım gibi hissetmeyecekler. Bunlardan da önemlisi, hareketler, ateş etme ve çevre eski konsollarda daha katı geliyor. Pürüzsüz ve akıcı hissi için sizlere bir adet PS4, Xbox One, veya PC tavsiye ediyoruz.

Advanced Warfare hikayesinin en büyük sıkıntısı karakterlerin arasındaki ilişkiler. Mesela, oyunun başındaki Mitchell ve bir denizcinin arasındaki iletişimde bariz hatalar var. Askerlik arkadaşı olarak tanıtılan bu iki karakterin konuşmaları sanki o anda tanışmış rastgele iki kişi gibi geliyor. Aynı şey Atlas merkezini Irons, Mitchell’ı gezdirirken karşımıza çıkıyor. Mitchell’ın dünyadaki en büyük paralı asker ordusunun hakkında hiç bir bilgisinin olmaması mümkün değil. Ve elbette neredeyse her Call of Duty hikayesinin sonunda olduğu gibi hikaye saçma sapan bir şekilde bitiyor ve sizi ‘’N’oldu şimdi’ dedirttiriyor.

Bu başlangıç ve bitişlerin arasında, Advanced Warfare sevindiren riskli yenilikler getiriyor. Unutmamak gerek ki bu yine bir Call of Duty oyunu ve her zaman karşılaştığınız ‘’Beni takip et’’ okunun altındaki karakterin peşinden gittiğiniz görevler hala var. Bir çok level tasarımı gayet düz ama bunların içinde inanılmaz donanımlar size eşlik ediyor. Sonik yayıcı adlı bir cihaz verildiğinde, daha fazla sayıdaki düşman gruplarına karşı gelebiliyorsunuz. Eğer kanca (grappling hook) verilirse, kedi-fare misali köşelerden çatılara koşturmalı bir mücadeleye girebiliyorsunuz. Bir level sizi tank kullandırırken, bir diğeri sizi buzullara götürebiliyor.

Advanced Warfare’in belki de en iyi özelliği ise sizi sürekli interaktif tutabilmesi. Mesela bir seferinde yanıma bir hava gemisi (airship) bana ateş açtı. Kancamı kullanarak kendimi hemen yanı başımda olan bir çatıya çektim. Gemideki herkesi öldürdükten sonra güvenli bir yere kaçıp geminin düşmesini izleyebildim. Kendi kendime anında planlayıp, planımı gerçekleştirebilince sevindim. Bütün bunları yerden ateş açarak da yapabileceğimi öğrenince çok daha mutlu oldum.

Silah çeşitliliği de gayet etkileyici. Sesleri harika gelen tipik silahlar, el bombaları ve donanımların yanı sıra, duvarların ötesindeki düşmanların yerini belli eden Threat Grenades’ler, zırhların içinden geçen lazerler ve silahlarınıza eklenti yapıp basit bir pompalıyı dehşet canavarına dönüştürebilen yenilikler Advanced Warfare’e iyice hava katıyor.

Exo kıyafeti her an bütün özellikleriyle mevcut değil. Bazı görevlerde sizden alınıyor, ve bazı görevlerde ise taşıdığınız diğer aletler yüzünden kapasitesinden daha yavaş gidebiliyorsunuz. Bu çok gerçekçi ve iyi olmuş.

Multiplayer şu ana kadar en dinamik Call of Duty multiplayer’larından diyebilirim. Exo kıyafetinizle zıplayıp açık pencerelere, çatılara falan sığınabilmek inanılmaz keyifli. Capture the Flag görevleri hele çok zorluyor çünkü taşıyıcı 10 metre havaya zıplayıp bir anda kaybolabiliyor. Birini öldürdüğünüzde haketmişsiniz demektir.

İlk bir kaç saatim eski taktik ve becerilerimi yeniliklere adapte etmekle zevkli geçti. Görünmezlik, ekstra hız, can, el bombası saptırıcı ve daha nicesini kıyafetlerinize ekleyebiliyorsunuz. Hepsi kendine göre zevkli ve kullanışlı, ama açıkçası aktivasyonu bir kaç saniye süren güçleri hiç kullanmadım. Exo çok yönlülüğüyle gücünü belli ettiğinden, sanırım oyuncular hayal güçleriyle YouTube’da çeşitli videolara konu edecektir.

Modern Warfare’den beri multiplayerda bir çok ödül veriliyordu. Bu Advanced Warfare’de daha da hızlanmış olarak karşımızda.

Haritalar ve modlar Exo kıyafetinin kullanımı için tasarlanmış. Eski taktiklerinizi kullanabiliyorsunuz ama yeterli değil. Bunun için de Combat Readiness Program (savaşa hazırlık programı) geliştirilmiş. Noob’lar için olan bu programda killcam veya skor tahtası yok. Böylece kendinizi germeden rahatça oyuna alışabiliyorsunuz.

Exo Survival adlı modda ise kooperatif bir şekilde her an ne olacağını bilmeden eğlenebiliyorsunuz. Bir anda köpeklerle savaşırken, birden bire bilgi toplamaya eğiliyorsunuz, sonra da devasa robotlara karşı saldırırken, aniden görünmez düşmanlarla mücadele ediyorsunuz. Defans ve saldırıyla karışık, maksimum üç arkadaşınızla birlikte Exo savaşları yapıyorsunuz. Dikkat, gittikçe zorlaşacak olan bu modda her round öncesi kendinizi upgrade etmeyi unutmamalısınız.

Sonuç olarak herkesin korktuğu gibi sadece birkaç tane robotla tuhaf bir kıyafet atmakla Call of Duty serisini rezil etmedikleri için Advanced Warfare yapımcıları takdiri hak ediyor. Fütüristik bir konsepti böylesine mantıklı mekanikler ve uyumlu özelliklerle boyayabilen, ve tabi ki de Call of Duty simgesinin yıllardır kurduğu ismi gururla taşıyabilen bir oyun var karşımızda.

Bir önceki yazımız olan Deus Ex: Mankind Divided Oyun İncelemesi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.