Beyond Blue incelemesi

tarafından
39
Beyond Blue incelemesi

Video oyunlarının büyük çoğunluğu insanları heyecanlandırma amacı taşırlar. Oyun oynarken bizlere sakin anlar yaşatan, oynadıkça huzur bulduğumuz fazlaca video oyunu yoktur. Okumakta olduğunuz inceleme yazısında kaleme alacağım Beyond Blue işte tam da bahsettiğim gibi insana huzur verme amacı güden bir yapıt. Huzur vermenin yanı sıra deniz yaşamına dair oldukça geniş bilgileri de içeren bu oyunun diyalog sistemi hiç de fena durmuyor. Bunların yanında Türkçe metin desteğini de sunan bu oyun, bizlere su altı yaşamının sırlarına doğru bir yolculuğa çıkartıyor. Bakalım bu video oyunu, vermek istediklerini ne derece bir başarıyla birlere sunabiliyor?

Beyond Blue ile su altından canlı yayın yapıyoruz

Su altında tek başına bir yaşam sürmeyi aklınızdan hiç geçirdiniz mi? Kimselerin yanınızda olmadığı bir denizaltıda, günlük olarak dalgıç kıyafetlerinizi giyerek keşifler yaptığınız, yepyeni bilgilere ulaştığınız bir yaşamı hayal ettiniz mi? Açıkçası ben Beyond Blue oyununu deneyene kadar böyle bir hayale kapılmamıştım. Gerçi hala böyle bir hayale kapılmıyorum çünkü bana biraz tehlikeli geliyor. Bununla birlikte bir video oyununda bu ortamı yaşamak çok daha güvenli oluyor.

Üst kısımda bahsettiğim gibi bir hayale sahipseniz, incelemekte olduğum oyun tam da hayallerinizi gerçekleştirecek bir yapı sunuyor. Bir denizaltıda tek başına kalıyoruz. Balinaların seslerini ve ardındaki gizemi çözmek gibi bir araştırma yapıyoruz burada. Günlük olarak denizaltıdan çıkarak derinliklerin berraklığında keşif turları atıyoruz ve pek çok bilgi ediniyoruz. Kontrol ettiğimiz karakter bu bilgilere hakim ama biz oyuncular olarak bilgiye her daim açız.

İnceleme yazısının bu kısmına kadar verdiğim bilgilerden yola çıkarak, Beyond Blue oyununun alışılmışın dışında bir yapıt olduğunu muhtemelen anlamışsınızdır. Yine en üst kısımda belirttiğim gibi heyecandan uzak, sürekli yenilenen bilgilerin ışığında araştırmalarımızı gerçekleştirdiğimiz bir dalgıçlık oyunu bu yapım. Bununla birlikte, kendimizi hiç de fena olmayan bir hikayenin odağında buluyoruz.

Şöyle ki denizaltıda yalnızız ama iletişim kurduğumuz kişiler var. Bu kişilerden bazıları araştırma görevi için birlikte çalıştığımız insanlarken, kız kardeşimizle de bağımızı kopartmamak adına konuşmalar gerçekleştiriyoruz. Konuşmalar ilerledikçe ortaya beklemediğimiz hikayeler çıkıyor ve oyunun anlatı kısmı da bizimle birlikte ilerliyor. Bilgiler edinirken, aynı zamanda ortaya bazı farkındalıklar çıkıyor.

Birazdan, Beyond Blue oyununda neler yaptığımızı daha anlaşılır bir biçimde anlatacağım. Adım adım neler yaptığımızı, görevlerimizin hangi adımlardan ilerlediğini ve oyun mekaniklerinin nelere izin verdiğini öğreneceksiniz. Dilerseniz sizleri daha fazla bekletmeden, su altı yaşamına ilgisi olan okurlarımızın ekrana biraz daha yaklaşmalarını da tavsiye ederek, bu oyunda izlenen adımları sizlerle paylaşmaya geçeyim.

Beyond Blue

Su altı dünyası adım adım keşfediyoruz

Beyond Blue oyunu su altında başlıyor ve oyunun kurgusuna göre bizim hareketlerimiz internet üzerinden canlı olarak yayımlanıyor. Bir nevi ünlü de oluyoruz bu oyunu oynarken. Su altındaki görevlerimizi almak adına yüzerek sensor bölgelerine gidiyoruz. Bu bölgeler mor bir imleçle gösteriliyor ve oldukça yakınımızda ortaya çıkıyorlar. Kısa bir yüzüşün ardından sensor alanına yaklaşıp gözetleme başlıyoruz.

Bu gözetlemeyi bir çeşit su altını dürbünüyle etrafa bakma ve sinyal takip etme olarak adlandırabilirim. Kontrol ettiğimi karakter normalde üçüncü kişi görüş açısıyla su altında ilerliyorken, sensor bölgesine ulaştığında karakterimizin gözünden durumu analiz ediyoruz. Oynanış mekanikleri oldukça basit olarak hazırlanmış durumda. Suyun altında ben ne yaparım tek başına diye dert etmenize gerek kalmıyor.

Sensor ile etrafa bakarken bazı bölgelerde işaretler görüyoruz. Bakışımızı bu bölgeye yaklaştırdıkça işaret daireye dönüşüyor ve oyun bizde F tuşuna basmamızı istiyor. F tuşuna bastığımızdaysa sinyal gelen, yani araştırmamız gereken bölgeyi işaretlemiş oluyoruz. Sensor kısmına her gittiğimizde iki ya da üç sinyal bölgesini işaretliyoruz ve böylelikle karakterimiz kendiliğinden bu bölgeden ayrılıyor.

Bundan sonra karakterimizi yeniden dış görünüşünden görüyoruz. Görevleri tamamlamak adına yapmamız gereken ise metre cinsinden uzaklığı gösterilen işaretli bölgelere doğru yola çıkmamız oluyor. Bu arada, su altında yüzdüğümüz anlarda etrafımızda deniz canlıları da yer alıyor ve bu canlıların her birisine odaklanarak onlar hakkında bilgi alabiliyoruz. Bir diğer deyişle bu canlıları sırayla keşfedebiliyoruz.

Keşfetmek adına yapmamız gereken ise farenin sağ tuşuna basarak bir daire oluşturarak etrafa bakmak. Herhangi bir deniz canlısının yakına geldiğimizde farenin bu kes sol tuşuna tıklayıp araştırma işlemini yapabiliyoruz. Kısa bir taramanın ardından baktığımız su altı canlısı hakkında bilgiler açığa çıkıyor ve kütüphanemizde depolanıyorlar. Oyundaki pek çok görevde de aynı mekanikleri kullanıyoruz ama arada sırada bazı detaylarla da karşılaştığımız durumlar oluyor.

Beyond Blue

Görevler genelde büyük farklılıklar içermiyor

Sensor bölgesinde gerekli noktaları işaretledikten sonra gitmemiz gereken bölgenin sırasını kendimiz tayin edebiliyoruz. Farklılık algılanan bu bölgelere gittiğimizde çoğunlukla aradığımız su altı canlısını ve muhtemelen de aynı türden canlıları buluyoruz. Aldığımız görevlerden bazıları aynı türden olan canlıları işaretlemek, onlara cihaz yerleştirmek gibi işlemleri içeriyor. Kontrol ettiğimiz karakterin birincil görevi olan balina seslerini incelemeyi de bu görevler vasıtasıyla yapıyoruz.

Bir canlı yalnızca işaretlenecekse, farenin sağ ve sol tuşları işimizi görüyor. Öte yandan, bir inceleme yapmak istiyorsak bu canlıya bir su altı dronu göndermemiz gerekiyor ki bunu da ortaya çıkan kocaman F tuşuyla gerçekleştirebiliyoruz. Su altı dronu da oyunun diğer mekanikleri gibi oldukça kolay kullanılıyor. Pek çok video oyununda olduğu gibi Beyond Blue oyununda da W, A, S, D tuşları yön tuşlarımız konumundalar.

Aynı tuşlarla ve fare vasıtasıyla da su altı dronumuzu hareket ettiriyoruz. Genelde incelediğimiz canlının üzerinde yer alan ve içi boş olan daireyi bulmak oluyor. İçi boş olan daireye odaklanıp farenin sol tuşuna bastığımızda incelemeyi bitirmiş oluyoruz. Çok nadir durumlarda daha faklı incelemeler veya animasyonlar gerektiren durumlarla karşılaşıyoruz. Örneğin, bazen tabana inip bazı eşya ya da canlıları işaretlememiz gerekiyor. Bu kısımlar da oyuncuları fazlasıyla zorlamıyor.

Sensor vasıtasıyla işaretlediğimiz görevleri bitirince yine sensore gidiyoruz ve yeni bölgeler işaretliyoruz. Yaklaşık olarak üç kere sensor ile işaretleme yapıp, işaretlediğimiz görevleri yerine getirdiğimizde o bölüm bitmiş oluyor. Oyun bizi denizaltımıza geri gönderiyor. Muhtemelen aradan biraz zaman geçmiş bir biçimde ortaya çıkıyoruz. Denizaltının içerisinde bazı etkileşim alanları yer alıyor fakat bunların pek kullanışlı olduklarını söyleyemeyeceğim.

Denizaltında iken gitmemiz gereken asıl nokta ise canla çevrili iletişim alanı oluyor. Buraya gittiğimizde açılan ekrandan oyundaki diğer karakterleri arayabiliyoruz. Bu aramalar pek keyfi olmuyor ve gösterilen her kişiyle diyalog kurduktan sonra bir sonraki dalış görevine çıkmamızın yolu açılıyor. Sonrasındaysa, denizaltının içerisindeki dalış kıyafetlerine giderek kendimizi yeniden aynı döngünün içerisinde buluyoruz.

Beyond Blue

Grafikler, hayallerimizin biraz daha gerisinde kalıyor

Hemen üst kısımda anlatmaya çalıştığım oynanış sıralaması, genel itibariyle Beyond Blue oyununun tüm işleyişi oluyor. Bunun içerisinde aramalar yaptığımız kısımda oyunun hikaye kısmı yer yer derinleşerek duygusal bir hal alıyor. Yaptığımız konuşmaların pek çoğunda ne söylemek istediğimizi seçebiliyoruz. Böylelikle, fena olmayan fakat çok büyük etki de bırakmayan bir diyalog sistemi ortaya çıkmış oluyor.

Yine söylediğim gibi bu konuşmaların sonunda yeni bir su altı görevi için hazır hale geliyoruz ve ne yazık ki yaptıklarımız genel hatlarıyla aynı oluyor. Yeni canlılar keşfediyor, yeni bölgeler işaretliyor, yeni görevler yapıyoruz. Bir önceki cümlede kullandığım yeni kelimesi açıkçası biraz sözde kalıyor. Öğrendiğimiz bilgileri saymazsak yaptıklarımızı tekrarlıyoruz ve bir video oyununda heyecan yaşamaya aç kalmasak bile aynı şeyleri sürekli olarak yapmak biraz can sıkıcı olabiliyor.

Öte yandan, su altında geçen bu oyunda kendimi nedense hiç özgür hissedemedim. Belirli bir bölgedeki noktaların peşine düştüğümden midir bilemem ama dev bir havuzun içinde hareket ediyormuş hissi gitmedi üzerinden. Aslında, bu alanın teknik açıdan bir sınırı olduğunu biliyordum ama oyun bana bunu unutturamadı. Tek yaptığı, farklı günlerde daha farklı canlı türlerini karşıma çıkarmak oldu.

Kendimi sınırlamamış olmamı bir yana atarsam oyunun grafikleri de olması gerekenin biraz uzağında olduğunu söyleyebilirim. Böylesine etkileyici alanlarda, oyunun amaçladığı gibi huzur veren ortamlarda bulunmak isterdim lakin Beyond Blue oyununun grafikleri bunu sağlamak için yeterli olmuyor. Daha öncesinde Apple Arcade için çıkışını gerçekleştiren bu oyun, bir mobil oyun olmadığını ispatlamak için detaylarını kullanamıyor.

Canlı türlerine baktığımda, on yıl önce çıkışını gerçekleştiren bir yapıtı deniyormuşum gibi hissettim genelde. Bazı alanlarda su altı yaşamının etkileyiciliğine kapılacak olsam da oyunun grafiklerindeki özensizlik yüzünden hevesim kursağımda kaldı. Karakter modellemeleri de benzer şekilde hayli özensiz olarak tasarlanmış. Oyundaki balina sesleri haricinde seslendirme adına da çok etkileyici olduğunu söyleyemeyeceğim. Müzikler ise huzur vermek adına fena iş çıkarmıyor. Ayrıca, oyunun PC platformundaki performansı da sıkıntı oluşturmadı.

Beyond Blue

Beyond Blue, hayallerimizi ne kadar gerçekleştirebilir?

İnceleme yazısının başlarında söylediğim gibi karşımızda, hem huzur, hem de bilgi vermeyi amaçlayan bir video oyunu bulunuyor. Bu oyun, Apple Arcade sisteminin aboneleri tarafından oynanabiliyordu ve şimdiyse; PC, PlayStation 4 ve Xbox One için geldi. Açık söylemek gerekirse, bu yapıtın sadece mobil platformlar için sınırlı kalmasının daha mantıklı olabileceğini düşünüyorum. Hemen üst kısımda söylediğim gibi bir akıllı telefon için etkileyici olabilecek olan grafikler, PC platformunda aynı etkiyi veremiyor.

Bundan da önemlisi eğer konunun tutkunu değilseniz, bu oyunda aynı döngüyü yaşamak kısa süre sonra can sıkıcı bir hal alabiliyor. Şahsen, su altı dünyası ilgimi çekmesine karşın, bilgi öğrenmekten keyif almama rağmen bu oyunu aralıksız deneyimleyemedim. En fazla iki günlük görev yaptıktan sonra oyunu kapatma ihtiyacı duydum ve sonrasında açtığımda yine aynı döngünün içerisinde kendimi buldum.

Diyaloglar vasıtasıyla sunulan hikaye kısmı ilgi çekici olabilir. Bazı alanlarda farkındalık oluşturan, bazen de oyunculara duygusal anlar yaşatan bu kısımlar oyuna en azından çeşitlilik katıyor. Diyalog sistemi kusursuz değil ama çeşitlilik açısından durumu kısmen kurtarmaya çalışıyor. Türkçe metin desteğinin bulunması da ülkemizdeki yaşı daha küçük olan oyuncuların yeni bilgilere ulaşması açısından faydalı bir durum olarak yorumlanabilir.

Tüm bunlarla birlikte, içerisinde orijinal adı Blue Planet II olan belgeselden sahnelerin yer almasını olumlu buldum. Sanal dünyada geçen Beyond Blue oyununu oynarken gerçek dünyadan örneklerin sunulması memnuniyet verici oluyor. Bunun dışında, denizaltının içerisinde etkileşime geçebileceğimiz noktaların işlevsiz olması da oyunun olumsuz yönleri arasına giriyor.

Bir önceki yazımız olan Valorant incelemesi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.